Ahıska Türkleri Azerbaycan'da: Türkler Köyü ve Beylegan'dan Bahramtepe'ye Yürüyüş

Azerbaycan'da yürüyüşümün 45. ve 46. günlerinde Beylegan'dan Bahramtepe'ye yürüdüm, Türkler köyünde Ahıska Türkleriyle çay içtim. Rota, fiyatlar ve pratik bilgiler.

9 dk okuma

Azerbaycan'daki Türkler köyünde Ahıska Türkleriyle çay molası

Türkiye'den Moğolistan'a yürüyüşümün 45. ve 46. günlerinde Ağcabedi'den çıkıp Ağgöl Milli Parkı'nın kenarından Beylegan'a, oradan da İmişli bölgesindeki Bahramtepe'ye yürüdüm. Haritada adı "Türkler" yazan bir köy gözüme çarptı ve oraya vardığımda kendimi Ahıska Türklerinin arasında, 20-30 kişinin oturduğu bir çayhanede buldum. Bu yazıda o iki günü anlatırken Azerbaycan'daki Ahıska Türklerinin hikâyesini, bu bölgede yürüyerek seyahat edeceksen işine yarayacak bilgileri de paylaşıyorum: rota, konaklama ve taksi fiyatları, telefon kaydı ve internet, soğuk, köpekler ve uzun yürüyüşte ayak sağlığı.

Videoyu İzle: Gün 45, Ağcabedi'den Beylegan'a

Gün 45: Ağgöl Milli Parkı Kenarında 31 Kilometre

Ağcabedi'deki Royal Palace otelde iki gece dinlendikten sonra sabah 10'da yola çıktım. 45 günde bir buçuk ay yürümüşüm; hesaplayınca ortalama bir gün yürüyüp bir gün dinlenmişim gibi çıkıyor. Kâğıt üstünde ideal bir oran ama gerçekte daha dağınıktı: bazen iki gün yürüyüp bir gün dinlendim, bazen bir hafta durdum.

Yolun solunda iki gün boyunca Ağgöl Milli Parkı vardı: büyük bir göl, sazlıklar, ormanlık alanlar ve bol kuş. Saatlerce ne bir köy ne bir benzinlik gördüm. Bir ara yolun kenarından hızla kaçan iri bir hayvan gördüm, ayıya benzettim ama emin olamadım. Erzağım yanımdaydı; yine de böyle bir yolda su ve atıştırmalığı eksik bırakmamak gerekiyor. Yol boyunca uğradığım tek benzinlik terk edilmişti, ben de yanındaki otobüs durağında ayakkabılarımı çıkarıp mola verdim.

Avşar Köyü ve Çoban Köpekleri

Yolda "Avşar" tabelası gördüm. Avşarlar Oğuz boylarından biri; Anadolu'da da İç Anadolu'dan Antep'e, Mersin'e kadar pek çok yerde yaşıyorlar ve özgürlüklerine düşkün olmalarıyla anılıyorlar. Köyün arkası milli parka açılıyordu, çobanların evleri doğrudan otlakların içindeydi. Sürüleri koruyan iri çoban köpekleri yine havladı. Bu köpeklerin büyük olmasının sebebi kurtlar; sürüyü kurda karşı koruyacak cesarette olmaları gerekiyor. Bu yüzden bu köpeklere sokak köpeği gibi davranmamak, alanlarına girmemek lazım.

Röportaj Gibi Bir Sohbet, Su ve Erzak

Yolda arabasıyla duran bir abi bana sırayla her şeyi sordu: ne zaman çıktım (yaklaşık 3 ay önce), kaç kilometre geldim (1.200-1.300), günde kaç kilometre yürüyorum (30-35), Moğolistan'a ne zaman varırım (1-2 yıl), evli miyim. Neredeyse hazır bir röportaj oldu. Az sonra başka bir abi su ve atıştırmalık uzattı; tam suyum azalmışken. Biraz ileride bir abla arabasıyla geçip gitmiş, sonra geri dönüp bana bir gazlı bir gazsız su bırakmıştı. Bu yol uzun ve boş olduğu için herkes yürüyenin suya ihtiyaç duyacağını biliyor.

Yol kenarı cam şişe ve çöple doluydu. Ben boş şişeyi yere atmıyorum, içine çöplerimi doldurup ilk çöp kutusunda bırakıyorum. Arabayla gidiyorsan çöp zaten arabada durabilir; bir sonraki benzinlikte atmak bu kadar zor değil.

50 Kilometrelik Boşluk ve Taksiyle Git-Gel

Ağcabedi ile Bahramtepe arasında konaklama olmayan yaklaşık 50 kilometrelik bir boşluk vardı. Geceler 2-3 dereceye düştüğü için çadırda kalmayı düşünmedim. Bunun yerine yolu ikiye böldüm: 31 kilometre yürüdüm, akşam bir arkadaşım beni yolun kenarındaki benzinlikten aldı, ertesi sabah taksiyle aynı noktaya dönüp kaldığım yerden devam ettim. Bu, yürüyüşü bozmadan konaklama sorununu çözmenin en pratik yolu.

Akşama doğru 30 dakika oturdum ve güneş batınca terli olduğum için titremeye başladım. Hava 10-14 dereceydi ama ıslak tişörtle durunca vücut çabuk soğuyor. Bu mevsimde molayı güneş batmadan ver, durduğunda hemen bir kat giy. Buluşma noktasına yaklaşırken bir de hata yaptım: arkadaşıma iki benzinlikten yanlış olanın konumunu atmışım. Orada kalacak yer olup olmadığını sorduğumda yolun kenarında olmadığını, otelin ilçe merkezinde olduğunu söylediler. Benzinlikte kamerayla ilgili ufak bir tartışma da yaşandı; çekilmek istemeyen herkese saygı duyuyorum ve görüntülerini kullanmıyorum.

Videoyu İzle: Gün 46 Part 1, Beylegan'dan Şerk Köyüne

Gün 46: Bakü'de Yaptırdığım Tabanlık ve Beylegan Yolu

45. günden sonra ayaklarım ve bileklerim ağrıdığı için Bakü'ye gittim. Ayakkabımın tabanı erimişti ve düz tabanlı olduğum için basışım bozulmaya başlamıştı. Azerbaycanlı bir ortopedist arkadaşımın önerdiği yerde kişiye özel tabanlık yaptırdım. Usta ayağımı bir A4 kâğıdına bastırıp etrafını çizdi, beş dakikada ölçüyü aldı ve ertesi akşama hazırladı. Ücreti 90 manat, yani yaklaşık 50 dolardı.

Sonucu 10 üzerinden 7 olarak değerlendiriyorum. Ayağın kavisini yükseltmesi iyiydi ama tabanlık ayakkabıya göre küçük kesilmişti ve parmak uçlarım öne dayanıyordu. Akşam gördüğüm sonuç bunu doğruladı: ayağımın altı şişti, bir yerde yara açıldı. Ders: tabanlığı hangi ayakkabıda kullanacağını göstererek yaptır, uzun bir etaba çıkmadan önce birkaç gün kısa yürüyüşlerle dene.

13 Aralık sabahı uyuya kaldım. Taksiciyle birbirimizi yanlış anladık, beni önce Beylegan'ın içine götürdü ve bir saat kaybettik; sonunda iki kat ödedim. Bilgi olsun: Bahramtepe'den buluşma noktasına yarım saatlik yolu yaşlı bir amca 15 manata götürdü, genç bir taksici aynı yol için 30 manat istemişti. Biniyorsan önce fiyatı ve gideceğin noktayı haritadan göstererek netleştir. Bilgisayarımı ve fazla eşyamı odada bıraktığım için çanta 10 kiloya düştü; ama mikrofonu da orada unutmuşum, o gün sesi yüksek sesle konuşarak kurtardım.

TikTok'tan Tanıyan Sürücüler ve Hediyeler

Bu bölgede neredeyse herkes TikTok kullanıyor; yolda beni tanıyıp duran, dönüp geri gelen çok kişi oldu. Biri enerji içeceği verdi, biri yarım döner, biri turşu ikram etmek istedi. Enerji içeceğine genelde karşıyım; ağır bir efor yapıyorsan günde birini geçmemek şartıyla bir molada işe yarayabilir, ama sadece iyi hissetmek için düzenli içmeni önermem. Bu arada benimle reklam için iletişime geçen birkaç içecek markasına kullanmadığım ürünü tanıtmayacağımı söyleyip teşekkür ettim.

Azerbaycan'da yürürken en çok rahatsız olduğum şey sürücülerin hemen yanımda sollama yapması. Karşıdan araç gelip gelmediğine bakmadan sollayan çok oluyor. Yürüyorsan mümkün olduğunca yolun kenarına yakın dur, gece yürüyorsan ışık ya da reflektör kullan.

Dünyamalılar köyünü geçtikten sonra bir abi bana Salyan ve Biləsuvar tarafındaki yolu anlattı, Salyan'ın balığını övdü. Şerk köyünde elimdeki yarım döneri bir çoban köpeğine vermek istedim; köpek her yaklaştığımda kaçtı. Haritada bir sonraki köyün adı "Türkler" yazıyordu.

Videoyu İzle: Gün 46 Part 2, Türkler Köyü ve Ahıska Türkleri

Türkler Köyü: Azerbaycan'da Ahıska Türkleriyle Bir Çay Molası

Köye varmadan önce arabasıyla duran iki abi kendilerini Ahıska Türkü olarak tanıttı. Bana ailelerinin 1944'te sürgünle Orta Asya'ya gönderildiğini, oradan da Azerbaycan'a geldiklerini anlattılar. Akrabalarının çoğu Türkiye'de, özellikle Bursa ve Antalya'da yaşıyormuş. Konuşmaları Azerbaycan Türkçesinden farklıydı ve benim konuştuğum Türkçeye çok daha yakındı. Telefon açıp köydeki çayhaneye haber verdiler; ben de zaten mola vereceğim saate geldiğim için oraya gittim.

Köyün girişinde "Türkler" tabelası var. Çayhanede 20-30 amcayla oturdum; aralarında Bursa'da inşaatta çalışmış olan da, 77 yaşında bir amca da, Karabağ'dan ve Füzuli'den gelenler de vardı. Benim için ellerinden geleni yaptılar: çay, su, ikram. Bana köyün büyüklüğü için 250 ile 400 hane arasında farklı rakamlar söylendi. Köyün parkında Türk ve Azerbaycan bayrakları yan yana duruyor; 1993'teki savaşta köyden dört kişi şehit olmuş, birinin yeğeniyle tanıştım. Ayrılırken bir öğretmen, ailesinin 1989'da Özbekistan'dan geldiğini ve 30 yılı aşkın süredir bu köyde yaşadıklarını anlattı.

Ahıska Türkleri Kimdir?

Ahıska Türkleri, bugün Gürcistan'ın güneyinde, Türkiye'nin Ardahan ve Artvin sınırına yakın Ahıska (Meskheti) bölgesinde yaşayan Türk topluluğu. 1944'te Stalin döneminde güvenlik gerekçesiyle trenlere bindirilip Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'a sürgün edildiler ve yolda binlercesi açlık, soğuk ve hastalık yüzünden hayatını kaybetti. 1989'da Özbekistan'daki Fergana olaylarından sonra bir kez daha yerlerinden oldular ve bir kısmı Azerbaycan'a yerleşti. Azerbaycan'da özellikle Saatlı, İmişli, Sabirabad ve Beylegan çevresinde Ahıska Türklerinin köyleri var. Bugün Türkiye, Rusya, Kazakistan ve başka ülkelere de dağılmış durumdalar ve büyük kısmı hâlâ ata yurdu Ahıska'ya dönebilmiş değil. Ben Gürcistan'dan geçerken bu bölgeyi rotama almamıştım; şimdi o kararıma biraz pişmanım.

Türkler Köyünden Bahramtepe'ye: Hurma, Mandalina ve Çakallar

Çayhaneden sonra yolun en kalabalık saatleri başladı. "Ne tersen", "necesen" diye selam verenler, araçlarından inip fotoğraf çekmek isteyenler... Azerbaycan'ın farklı yerlerinde "nasılsın" bile farklı söyleniyor; Ahıska Türkleri ise doğrudan "nasılsın" diyor. Bu kadar insanın güler yüzü ayak ağrısını unutturuyor; bir selam beni gerçekten beş kilometre ileri taşıyor.

Bünyatlı köyünün girişinde bir abi beni görmek için Bakü'den gelmişti. Aslen İmişliliymiş, 1990'larda Türkiye'de okumuş. Bana bir poşet hurma verdi ve Bakü'ye geldiğimde misafiri olmam için söz aldı. Biraz sonra bir minibüs durdu ve içindeki teyzeler ellerindeki mandalinayı, şekeri, çöreği bana uzattı. Çantam bir anda erzakla doldu.

Çoban Köpekleri: Evine Yönelmediğin Sürece Sorun Yok

Çoban arazilerinin yanından geçerken köpekler yine yola kadar koştu ama ben yoldan ayrılmadığım için sınırda durdular. Önceki günlerde evlerin arasından geçtiğim için köpeklerin bana saldırmaya çalışmasının haklı olduğunu artık daha iyi anlıyorum. Kırsalda yoldan sapma, ağıllara ve çoban evlerine yönelme; köpekler çoğu zaman sadece kendi alanlarını koruyor.

Karanlık, Soğuk ve İmişli'ye Giriş

Saat 17.00'de güneş batıyordu, 18.00'de hava zifiri karanlıktı. Güneş gidince saatimdeki sıcaklık 13 dereceden bir saatte 10'a düştü; geceleri 1-2 dereceye kadar iniyordu. Karalılar köyünden sonra yolda iri pençeli bir ayak izi gördüm, sonra çakal sesleri duymaya başladım. Kafa lambamı taktım. Bir teorim var: ışığı köpeklere tuttuğunda arkasında ne olduğunu göremedikleri için daha çok havlıyorlar, ışığı indirince yürüyen bir insan olduğunu anlıyorlar.

Uzakta karlı dağlar görünüyordu; o taraf İran sınırı. Burada İran'a geçiş için kara sınır kapısı olmadığı için Azerbaycan'ı sonuna kadar yürüyüp Astara'dan geçeceğim. Akşam İmişli bölgesine girdim ve Bahramtepe'deki konak evine vardım. Saatim 28,45 kilometre gösterdi, odaya kadar 29 kilometre.

Beylegan ve Bahramtepe Yolu: Pratik Bilgiler

1. Rota ve Mesafeler

Gün Etap Mesafe Not
45 Ağcabedi - Beylegan yol ayrımı 31,31 km Ağgöl Milli Parkı kenarı, yolda neredeyse hiç tesis yok
46 Beylegan yol ayrımı - Türkler köyü - Bahramtepe 29 km Bahramtepe konak evi, 40 manat

Videoyu çektiğimiz dönemde Ağcabedi'den Azerbaycan'ın İran sınırına kadar yaklaşık 250 kilometrem kalmıştı. Bahramtepe'den Bakü'ye araçla yaklaşık 3-3,5 saat sürüyor.

2. Konaklama ve Taksi

Bahramtepe'deki konak evinde gecesi kahvaltı dahil 40 manattı; aynı yerde restoran da var, akşam yemeği için dışarı çıkman gerekmiyor. Bu tür yol üstü tesisler yürüyen biri için çok işe yarıyor. Ağcabedi ile Bahramtepe arasında yol kenarında konaklama bulamadım; ilçe merkezlerine girmen gerekiyor. Konaklamasız bir boşluğu kapatmak için bu bölgede taksi makul: yarım saatlik yol 15 manata gidiyor. Fiyatlar değişebilir, güncel durumu kontrol et. Daha ucuza kalmanın yollarını ucuza konaklama rehberimde anlattım.

3. Telefon Kaydı ve İnternet

Azerbaycan'a girdikten bir ay sonra telefonumda mobil internet kesildi. Bana anlatılana göre yabancı bir telefonla ülkede bir aydan uzun kalacaksan cihazı kayıt ettirmen gerekiyor. Ben elimdeki ikinci telefona yeni bir hat takıp ondan internet paylaştım; işe yaradı ama bir cihazı daha şarj etmek zorunda kaldım. Uzun kalacaksan kayıt kurallarını ve ücretini önceden kontrol et. Azerbaycan eSIM paketlerine Yırtık eSIM'den bakabilirsin.

4. Soğuk ve Gün Işığı

Aralık ortasında gündüz 10-14 derece, gece 1-3 derece. Güneş 17.00'de batıyor. Günlük etabını gün ışığına göre planla, terli durup üşümemek için molada hemen bir kat giy ve kafa lambasını çantanın kolay ulaşılan bir yerinde tut. Neler taşıdığımı seyahat ekipmanları rehberimde anlattım.

5. Ayak Sağlığı ve Beslenme

Yeni bir tabanlık ya da ayakkabıyla uzun etaba çıkma; ayak alışana kadar şişme ve yara riski yüksek. Ayakkabının ömrü yaklaşık 1.000 kilometre. Beslenmede protein ağırlığını korudum, ekmek, şeker ve makarna gibi karbonhidratları azalttım. Bacaklar çalışırken karın kasları çalışmadığı için uzun yürüyüşte bile göbek yağı kolay gitmiyor. Terle kaybettiğim tuz için yolda birkaç tuzlu kraker yiyorum.

Sık Sorulan Sorular

Azerbaycan'da Ahıska Türkleri nerede yaşıyor?

Ağırlıklı olarak ülkenin güneyindeki Saatlı, İmişli, Sabirabad ve Beylegan çevresindeki köylerde. Beylegan ile Bahramtepe arasındaki yolda adı doğrudan "Türkler" olan bir köy var.

Ahıska Türkleri neden sürgün edildi?

1944'te Stalin yönetimi onları güvenlik gerekçesiyle Gürcistan'daki Ahıska bölgesinden Orta Asya'ya sürgün etti. 1989'daki Fergana olaylarından sonra bir kısmı Özbekistan'dan Azerbaycan'a geldi.

Ahıska Türkçesi Türkiye Türkçesine yakın mı?

Evet. Türkler köyünde konuştuğum herkesi Azerbaycan Türkçesinden daha rahat anladım; Doğu Anadolu ağızlarına benzer bir Türkçe konuşuyorlar.

Bahramtepe'de nerede kalınır?

Yolun kenarındaki konak evinde kaldım: gecesi kahvaltı dahil 40 manat, restoranı da var. Bahramtepe İmişli'ye bağlı ve ana yolun üstünde.

Azerbaycan'da telefonumu kayıt ettirmem gerekir mi?

Benim deneyimime göre yabancı telefonla bir aydan uzun kalırsan internet kesilebiliyor ve kayıt gerekiyor. Kurallar değişebilir; uzun kalacaksan yola çıkmadan güncel bilgiyi kontrol et.

Bir önceki yazımda Goranboy'dan Terter, Berde ve Ağcabedi'ye yürüdüğüm üç günü anlatmıştım: Azerbaycan'da yürüyerek Karabağ yolu. Bahramtepe'den Celilabad'a ve İran sınırındaki Astara'ya doğru yürüdüğüm günleri bir sonraki yazımda anlatacağım.

Yırtık eSIM 🇦🇿 Azerbaycan eSIM190+ ülke, fiziksel SIM yok, QR ile 2 dakikada kurulum.Paketleri gör

0 yorum