Azerbaycan'da Yürüyerek Karabağ Yolu: Goranboy'dan Terter, Berde ve Ağcabedi'ye 3 Gün

Goranboy'dan Terter'e, Berde'den Kuzanlı'ya ve Ağcabedi'ye Karabağ'a yakın köy yollarında 3 gün: şehitlikler, mayın uyarıları, çoban köpekleri, Olimpiya otelleri ve pratik bilgiler.

10 분 분량

Azerbaycan'da Karabağ yolunda yürüyüş: Goranboy'dan Terter'e

Türkiye'den Moğolistan'a yürüyüşümün 42, 43 ve 44. günlerinde Azerbaycan'ın ana otoyolundan ayrılıp Karabağ'a yakın köy yollarına girdim: Goranboy'dan Terter'e 39, Berde'den Kuzanlı'ya 29, Kuzanlı'dan Ağcabedi'ye 31 kilometre. Pamuk ve havuç tarlalarından geçtim, her köyde şehitlik gördüm, mayın uyarı tabelalarının yanından yürüdüm, elektrikli çite çarpıldım ve bir sürünün çoban köpeklerinin arasından geçmek zorunda kaldım. Bu yazıda o üç günü anlatırken bu bölgede yürüyerek ya da sırt çantasıyla seyahat edeceksen işine yarayacak bilgileri de paylaşıyorum: rota, otel fiyatları, günlük bütçe, köpekler, mayınlı alanlar ve uzun yürüyüşte beslenme.

Videoyu İzle: Gün 42, Goranboy'dan Terter'e

Gün 42: Goranboy'dan Terter'e 39 Kilometre

Geceyi Goranboy'daki Olimpiya kompleksinde geçirdim. Azerbaycan'ın küçük şehir ve ilçelerinin çoğunda bu tesislerden var: içinde spor salonu, yüzme havuzu ve otel odaları olan büyük binalar. Yürüyen biri için çok işe yarıyorlar çünkü küçük yerlerde başka konaklama seçeneği pek olmuyor. Goranboy küçük bir yer; merkezinin 30 bin kişi civarında olduğunu tahmin ediyorum.

Burada beni Elnur ve arkadaşları ağırladı. Elnur haftalar önce bana "buradan geçersen uğra" diye yazmıştı, ben unutmuşum; bir benzinlikte otururken mesajını hatırladım. 10-15 kişi toplandık, beni 2.000 metre yükseklikteki Buzluk yaylasına götürdüler. Sabah yola çıkarken şans eseri Elnur'un babasıyla da karşılaştım.

Savaşın İzleri: Şehitlikler ve Mayın Uyarıları

Bu bölge Ermenistan sınırına çok yakın ve 1990'lardan bu yana iki büyük savaş yaşamış. Tanıştığım insanların neredeyse hepsinin ailesinden savaşa gitmiş biri vardı. Geçtiğim her köyde bir şehitlik ya da anıt gördüm. Mezar taşlarındaki tarihlere bakınca bir nesil 1990'larda, sonraki nesil 2020'de hayatını kaybetmiş. O taşların önünden geçmek insanı gerçekten üzüyor.

Yol kenarındaki bazı tabelalarda el bombası ve mayın resimleri vardı: "Böyle bir şey görürsen yaklaşma, bizi ara." Bugün bölge sakin ama savaş kalıntıları hâlâ toprakta. İnsanlar bana özellikle ormanlık ve meşelik alanların yıllarca mayınlandığını, koyunların ve yolunu kaybeden insanların bu yüzden zarar gördüğünü anlattı. Ben hep asfaltın ya da belli olan köy yolunun üzerinde kaldım.

Kızılhacılı, Domino ve Naftalan'ın Petrol Banyosu

Goranboy çıkışında yolun ortasına yapılmış "Yahşi yol" yazılı bir dünya haritası heykeli var; benim gibi yola çıkmış biri için güzel bir uğurlama. Kızılhacılı köyünde domino oynayan amcalar beni çaya çağırdı, iki çay içip helva yedim. Bu köylerde gündüz yaşlılar domino ve tavla oynuyor, gençler çalışıyor, çocuklar okulda.

Yolda Naftalan tabelalarını gördüm. Naftalan, kendine özgü petrolüyle yapılan banyo tedavisiyle tanınan bir kasaba; özellikle Rusya'dan çok ziyaretçi geliyormuş ve lüks oteller var. Fiyatını sorduğumda 40-50 manat dediler ama "sana iyi gelmez, derini geriyor, sonra soğuk alırsın" diye de eklediler. Ben girmedim. Merak ediyorsan bu tür tedavilere başlamadan önce bir doktora danışmanı öneririm.

Han Kervend, 24 Manatlık Öğle Yemeği ve Polis Kontrolü

Han Kervend köyünde çocuklar beni TikTok'tan tanıyıp el salladı. Yolda durup selam veren, "bir ihtiyacın var mı" diye soran, evine davet eden çok kişi oldu. Teşekkür edip her seferinde otelde kalmayı seçiyorum; günde 30-40 kilometre yürüdükten sonra duş alıp dinlenmek ve akşam video işlerime bakmak zorundayım.

Öğle yemeğini Goranboy çıkışındaki bir aile restoranında yedim: sulu köfte, hindi eti, çoban salatası, bir litre meyve suyu ve su. Hesap 24 manat tuttu. İçeride tanıştığım abiler hesabı ödemek istedi, ben de izin vermedim; neredeyse tartışacaktık.

Öğleden sonra ilk kez bir polis durdurup kimliğimi sordu. Türk olduğumu görünce "bir isteğin var mı?" deyip gitti. Gürcistan'dan beri ilk kez birinin kimlik sorması açıkçası normal; burası sınıra yakın ve yolda sürekli askeri araç geçiyor. Bu bölgede pasaportunu her zaman yanında taşı.

Kurt, Duman ve Karanlıkta Terter

Taze Kent civarında, tarlanın içinde bir koyunu parçalayıp yiyen bir kurt gördüm. Bisikletli bir çocuğa sorduğumda kurtların arada köye indiğini söyledi. Akşama doğru tarlalarda saman yakıldığı için yol saatlerce yoğun bir dumanın içinde kaldı, gözlerim yaşardı. Hava 17.30'da kararmaya başladı ve son saati karanlıkta yürüdüm.

Terter'deki Olimpiya otelinde bir gecesi 60 manattı, yani bir önceki gece kaldığım yerin iki katı. Odayı üç kişilik verdiler. Saatim o gün 39,04 kilometre gösterdi. O kadar yorgundum ki akşam yemeğine bile çıkmadım, ki bunun hata olduğunu ertesi sabah anlayacaktım.

Videoyu İzle: Gün 43, Berde'den Kuzanlı'ya

Gün 43: Berde'den Kuzanlı'ya, Havuç Tarlaları Arasında

Terter'de bir gece daha dinlenmek istedim ama otelde yer kalmamıştı; başka bir otel ise sadece dört kişilik paylaşımlı oda verebiliyordu. Terter 20 bin kişilik küçük bir yer ve konaklama seçeneği çok az. Yolda tanıştığım bir bankacı abi beni arabayla 20 dakika uzaklıktaki Berde'ye götürdü. Sabah Terter'e geri bırakmayı teklif etti ama Berde'den Kuzanlı'ya mesafe Terter'den gideceğim yolla aynıydı. Bu yüzden yürüyüşe Berde'den devam ettim.

Berde bölgenin en büyük merkezlerinden biri: merkezi yaklaşık 100 bin, bağlı köylerle 200 bin kişi. 5-10 tane otel var ve fiyatlar Terter'le aynı. Bölgede röntgen çekebilen tek kliniğin burada olduğunu öğrendim. Bankacı arkadaş 2020 savaşının sonlarında şehre füze düştüğünü, bir parkta oturan sivillerin hayatını kaybettiğini anlattı. Bugün binalar yeni görünüyor ama şehir o dönemde ağır hasar almış.

Azerbaycan Alfabesinde "Ə" Harfi

Tabelalarda Bərdə ve Tərtər yazdığını gördüğüm için ilk günlerde "Barda", "Tartar" diye okuyordum. Videoda bu harfi çözemedim, burada netleştireyim: Azerbaycan Türkçesinde "e" ve "ə" iki ayrı harf. "Ə", Türkçedeki "el", "sen" kelimelerindeki gibi daha açık okunan "e" sesi. Yani Bərdə "Berde", Tərtər "Terter", Ağcabədi "Ağcabedi" diye okunuyor.

Şirvanlı Köyü, Elektrikli Çit ve Bambu

Hava 8 dereceydi ve kapalıydı; yürümek için güneşten çok daha iyi. Şirvanlı köyünde bütün evlerin duvarları aynı boyda ve aynı renkteydi. Kahvehanede bir amca nereye gittiğimi sorunca "Moğolistan" dedim; "yüreksin" deyip beni yemeğe çağırdı. Köylerde yaşlıları rahatsız etmemek için kamerayı çok kullanmıyorum, o yüzden en güzel anların çoğu videoda yok.

Yolda kendimi en çok şaşırtan şey bambu oldu; bambunun sadece sulak yerlerde yetiştiğini sanıyordum, burada her yerdeydi. Sonra mola vermek için bir tarlanın kenarındaki teli aştım ve bacağımdan elektrik çarptı. İneklerin yola çıkmaması için çekilmiş elektrikli bir çitmiş, hiçbir uyarı yoktu. Öldürücü değil ama ciddi şekilde sarsıyor. Bu bölgede tarla kenarındaki tellere dokunmadan önce iki kez düşün.

Ağdam Girişi ve "Karabağ Azerbaycan'dır" Anıtı

Kuzanlı'ya yaklaşırken köylerin etrafı havuç tarlasıyla doldu; siyah ve turuncu havuçlar kamyonlara yükleniyordu. Bir aile bana tarladan havuç verdi, hayatımda yediğim en taze havuçtu. Yol kenarında çiftçilerin ürünlerini kasa kasa sattığını gördüm. Videoyu çektiğimiz dönemde bir kasap etin kilosunun 2-3 yılda 12 manattan 21 manata çıktığını söyledi.

Sonra Ağdam bölgesinin girişine geldim. Kocaman bir Azerbaycan bayrağı, ülke haritası ve "Karabağ Azerbaycan'dır" yazısı var. Bana anlatılana göre Ağdam 1990'dan bu yana en çok kayıp veren bölge. Savaştan sonra her şey yeniden yapılmış: yeni kaldırımlar, ağaçlandırılmış yollar, düzenli köyler. Son kilometrelerde bir lise öğrencisi bana eşlik etti; o da Kuzanlı'nın savaştan sonra yeniden yapıldığını anlattı.

Kuzanlı'da kalabileceğim tek yer yine Olimpiya oteliydi ve bugüne kadar kaldığım en kötü odaydı: rutubetli duvarlar ve yirmi yıllık yıpranmış bir bina. Yatağa değmemek için uyku tulumumu açıp içinde uyudum. Saatim 28,89 kilometre gösterdi.

Videoyu İzle: Gün 44, Kuzanlı'dan Ağcabedi'ye

Gün 44: Köy Yollarından Ağcabedi'ye

Sabah hava 5-7 dereceydi; kış gelmişti. Ana yol yerine Google Haritalar'da bile görünmeyen bir köy yoluna girdim. İlk geçtiğim köyün adı Oğuzanlı'ydı; adımdan bir "h" eksik. Burada inanılmaz bir tesadüf yaşadım: arabasıyla yanımda duran bir kadın "Ateş'e mi gidiyorsun?" diye sordu. Ateş, bir gün önce yolda tanıştığım, buraya evlenip yerleşmiş Maraşlı bir arkadaştı ve bu kadın onun kayınvalidesiydi. Ben hiç bilmeden onların köyünün içinden geçiyormuşum.

Ateş'in anlattığına göre bu köylerde yaşayanların çoğu 1990'lardaki savaş sırasında Karabağ'dan gelmiş aileler. Devlet onlar için seri halinde evler yapmış ve buraya yerleştirmiş.

Çoban Köpekleri ve Borudan Köprü

Köy yolunun bedeli köpekler oldu. Önce 15-20 köpeğin arasından geçtim; çoğu sadece havladı. Sonra bir sürüyü koruyan iri çoban köpekleri etrafımı sardı ve beni geçirmek istemediler. Sürünün sahibi bir abla elinde sopayla köpekleri kovalayıp beni geçirdi. Bu köpekler sokak köpeği değil; işleri sürüyü kurttan korumak ve ben onların alanının içinden geçiyordum. Dersimi aldım: kırsalda sürü ve ağıl gördüğün yerden geçmek yerine yolu uzatman daha akıllıca.

Ana yola çıkmak için kanalın üzerinden iki büyük demir borudan yapılmış bir köprüden geçtim. 13. kilometrede kanal kenarında mola verip muz, portakal ve çikolata yedim.

Atlı Çiftçi, Pamuk ve Maraş Tohumu

Molada atlarıyla yanıma gelen bir çiftçiyle sohbet ettim. Bu bölgede 4 yaşında bir atın 800-1.000 manat, yani yaklaşık 600 dolar ettiğini söyledi. At almak için de noterden belge çıkarmak gerekiyormuş. Bir de güzel bilgi verdi: köylerde ekilen pamuğun tohumu Kahramanmaraş'tan geliyormuş, uzmanların çoğu Türkmüş ve ürünün büyük kısmı Türkiye'ye satılıyormuş. Pamuğun yanında havuç, buğday, arpa, mısır ve karpuz da yetiştiriliyor.

Yolda arabalarıyla duranların arasında Gence'de tanıştığım arkadaşlar, askeri doktor bir abi ve Almanya'da yaşayan Azerbaycanlılar vardı. Çoğu "Devlet mi seni yolladı, para veriyor mu?" diye soruyor. YouTuber'lığı anlatmak zor olduğu için genelde bilgisayar mühendisi olduğumu, gündüz yürüyüp akşam otelde çalıştığımı söylüyorum.

Ağcabedi'ye Varış

Ağcabedi'nin girişinde henüz açılmamış bir alışveriş merkezi, bir bayrak müzesi ve "I love Ağcabedi" yazısı var. Hava kararırken Royal Palace otele vardım. İki gece 110 manat, tertemiz ve tek kişilik bir oda; üç gecelik kötü otellerden sonra adeta ödül gibiydi. Saatim 30,59 kilometre gösterdi. Duşa girmeden kapı çaldı: yolda tanıştığım bir abi sıcak ekmek göndermişti.

Karabağ Yolunda Yürüyüş: Pratik Bilgiler

1. Rota ve Mesafeler

Gün Etap Mesafe Konaklama
42 Goranboy - Terter 39,04 km Terter Olimpiya, 60 manat
43 Berde - Kuzanlı 28,89 km Kuzanlı Olimpiya, rutubetli
44 Kuzanlı - Ağcabedi 30,59 km Royal Palace, 2 gece 110 manat

Bu rotayı Bakü'ye inmek yerine İran sınırındaki Astara'ya en kısa yoldan ulaşmak için seçtim. Normal rotam Kuzanlı'dan geçmiyordu; 50 kilometrelik konaklamasız bir boşluğu bölmek için 10 kilometre fazladan yürüdüm.

2. Konaklama: Olimpiya Kompleksleri

Küçük ilçelerde çoğu zaman tek seçenek Olimpiya spor komplekslerinin otelleri. Fiyatlar videoyu çektiğimiz dönemde 30-60 manat arasındaydı ve kalite yerden yere çok değişiyor. Terter gibi küçük yerlerde oda bulamayabilirsin; Berde ve Ağcabedi gibi büyük merkezlerde seçenek daha fazla. Odayı tutmadan önce görmek isteyebilirsin, ben bir otelde bana rutubetli odayı verdiklerini, yan odanın temiz olduğunu çıkarken fark ettim. Daha ucuza kalmanın yollarını ucuza konaklama rehberimde anlattım.

3. Günlük Bütçe

  • Konaklama: gecelik yaklaşık 18-40 dolar (30-60 manat)
  • Yemek: restoranda doyurucu bir öğün yaklaşık 24 manat, yani 14 dolar
  • Toplam: benim için günde en az 50, en fazla 100 dolar
  • Ayakkabı: her 1.000 kilometrede bir, yaklaşık 150-200 dolar

Yürümek sanıldığı kadar ucuz değil: az yol kat ettiğin için her gece konaklama ödüyorsun ve iyi beslenmen gerekiyor. 1 dolar yaklaşık 1,7 manat; fiyatlar değişebilir, güncel durumu kontrol et.

4. Mayın, Köpek ve Kurt

Karabağ'a yakın bölgelerde işaretli yolun dışına çıkma, ormanlık ve ekilmemiş alanlara kestirme yapma. Mayın uyarı tabelası gördüğün yerde hiçbir şeye dokunma. Sürüleri koruyan çoban köpekleri ciddi tehlike; ağıl ve sürü olan yerlerden uzak dur. Kurtlar zaman zaman köylere iniyor, bu yüzden hava kararmadan konaklayacağın yere varmayı planla.

5. Günde Kaç Kilometre Yürünmeli?

İki gün üst üste 40 kilometre yürüyünce bunun bana fazla geldiğini anladım. Saatte yaklaşık 5 kilometre yürüyorum ve her 10 kilometrede yarım saat mola veriyorum. Kasım-aralık aylarında güneş 7'de doğup 18'de batınca elinde 11 saat kalıyor. Bu yüzden 15 kiloluk çantayla benim için ideal mesafe günde 30 kilometre. 40'ı zorladığında sakatlık, gece yürüyüşü ve ertesi günü kaybetme riski artıyor.

6. Beslenme ve Ekipman

Uzun yürüyüşte kas kaybetmemek için protein ağırlıklı besleniyorum: et, yumurta, süt. Magnezyumu hap yerine badem, ceviz ve fındıktan, potasyumu muzdan almaya çalışıyorum. Çok terlediğim günlerde tuz ve turşu ihtiyacı artıyor. Öğle saatlerinde biraz bitter çikolata ve kahve bana enerji veriyor. Akşam yemeğini atladığım gün ertesi sabah yataktan zor kalktım. Ayakkabı konusunda dersimi aldım: yürüyüş ayakkabısının ömrü yaklaşık 1.000 kilometre ve benimki 1.100 kilometrede yanlardan patladı. Yağmurlu Gürcistan'da su geçirmez ayakkabı işe yaradı, kurak bölgede daha hafif bir ayakkabıya geçeceğim. Neler taşıdığımı seyahat ekipmanları rehberimde anlattım.

7. İnternet

Google Haritalar'da görünmeyen köy yollarında konum, yerel arkadaşlarla mesajlaşma ve otel araştırması için mobil internet şart. Azerbaycan eSIM paketlerine Yırtık eSIM'den bakabilirsin.

Sık Sorulan Sorular

Berde'de nerede kalınır?

Berde bölgenin büyük merkezlerinden biri ve 5-10 otel var; fiyatlar videoyu çektiğimiz dönemde çevredeki Olimpiya otelleriyle aynı seviyedeydi. Terter'de yer bulamazsan Berde 20 dakika uzaklıkta.

Karabağ'a yakın bölgelerde yürümek güvenli mi?

İnsanlar çok yardımsever ve polis, asker her yerde. Asıl risk mayınlı alanlar, çoban köpekleri ve kurtlar. İşaretli yoldan ayrılmazsan ve gündüz yürürsen sorun yaşamazsın.

Naftalan'da petrol banyosu ne kadar?

Bana videoyu çektiğimiz dönemde 40-50 manat civarında olduğu söylendi. Yerel halk herkese iyi gelmeyebileceğini söylüyor; denemeden önce bir doktora danış.

Azerbaycan'da "ə" harfi nasıl okunur?

Türkçedeki açık "e" sesi gibi. Bərdə "Berde", Tərtər "Terter", Ağcabədi "Ağcabedi" diye okunur.

Ağcabedi'de nerede kalınır?

Şehrin girişindeki Royal Palace otelde kaldım: iki gece 110 manat, temiz ve tek kişilik bir oda. Şehirde başka oteller de var.

Bir önceki Azerbaycan yazımda Tovuz'dan Şemkir, Gence ve Goranboy'a yürüdüğüm günleri anlatmıştım: Azerbaycan'da yürüyerek seyahat: Tovuz'dan Gence'ye. Ağcabedi'de iki gün dinlendikten sonra İran sınırındaki Astara'ya doğru indiğim yolu bir sonraki yazımda anlatacağım.

Yırtık eSIM 🇦🇿 아제르바이잔 eSIM190개국 이상, 실물 SIM 불필요, QR로 2분 만에 설치.요금제 보기

댓글 0개